|
Ailem ile birlikte tatile gitmiştim. Bürodo mükellefin biri Erbay Beyi
bulun bana acil olarak lazım diye tutturur. Büro elamanlarımız ne dedi
ise dinletemez ve hemen birinin aklına parlak bir fikir gelir.
Gelin sizi nöbetçi muhasebeciye götürelim. Onunla görüşün ve
sorunlarınızı çözsün derler. Mükellef bu teklifi kabul eder. En
yakın muhasebe bürosuna götürürler meslektaşımız sorunlarını dinler
yapması gerekenleri yapar. Mükellefi rahatlatır gönderir.
Tatil dönüşünde mükellef ziyaretime gelir. Erbay Bey,
mesleğiniz ne kadar güzel bir sorunum vardı çocuklar beni nöbetçi
muhasebeciye götürdü sorunlarımı çözdü. diye anlatı. Tabi kendimi
gülmemek için zor tuttum. |
|
|
Virüs Işınlama |
|
Yıl 1991 di sanırım, o yıllar muhasebe kayıtları yarı elle yarı
bilgisayarla yapılıyordu, Alınan bilgisayarlar büronun en değerli
eşyaları idi. Kapılar kilitlenir sağlama alınırdı. Ne de
olsa bir servet değerinde idi. Kıymetli olması bir yana kimse de doğru
dürüst bilgisayarlar hakkında bir şeyi tam anlamı ile
bilmezdi.
Virüs ismini duyardık iyi bir şey olmadığını bildik. |
|
Mart ayında işlerin yoğunlu nedeni ile geceleri çalışılır aklıma muzip
bir şey geldi. Hemen telefonla Cafer'i aradım. Cafer Amerika'
dan radyo dalgaları ile virüs ışınlayacaklarmış dedim. Bu yalanı
hem TV hem de gazete yazdı dedim. Cafer sesli düşünmeye başladı, bu
kısa dalga ile olmaz fm dalgayla da olmaz olsa olsa orta veya
Uzun dalga ile olur dedi. Telefonu kapadıktan sonra Yüksel arkadaşı
aradım. Yüksel Cafer'i aradım. Virüs işini anlattım. beş dakika
sonra Cafer'i bir ara dedim. Cafer Erbay Böyle bir şey anlattı der.
Yüksel 'de duymadın mı hem TV hem de gazete yazdı der. Böylece kesin
olarak inanması sağlanmış oldu. Mart ayı içinde bir hafta
boyunca her gün Cafer' in bürosuna gittim. Ne bilgisayarını açtı
ne de radyoyu açtı. Bir hafta sonra söylemek zorundaydık. Yoksa işler
yetişmeyecekti. |
|
|
|
|
|
|
|
|