|
T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ Defterdarlık Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü
Sayı : B.07.4.DEF.0.34.11/GVK-121-11498
Konu : Serbest meslek faaliyetlerindebulunan ortağın tevkif suretiyleödedikleri verginin mahsubu hk.
İlgi : Tarihsiz dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçenizde, Vergi Dairesinin vergi numarasında kayıtlı serbest meslek mükellefi olduğunuzu ve 2004 yılı (serbest meslek) kazancı tevkifatından dolayı 8.314,00 YTL. Alacağınızın doğduğunu belirterek, bahse konu alacağınızın ortağı bulunduğunuz. …..Ltd.Şti. ünvanlı şirketinizin borçlarına mahsubunun mümkün olup olmadığını sormaktasınız.
l93 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65’nci maddesinde “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.
Serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.
Tahkim işleri dolayısıyla hakemlerin aldıkları ücretler ile kollektif, adi komandit ve adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar da serbest meslek kazancıdır” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un serbest meslek erbabının tanımının yapıldığı 66. maddesinde, serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görevle devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez.
Bu maddenin uygulamasında: ……………..
3- Serbest meslek faaliyetinde bulunan kolektif ve adi şirketlerde ortaklar, adi komandit şirketlerde komanditeler: ……………..
Bu işleri dolayısıyla serbest meslek erbabı sayılırlar.” hükmü bulunmaktadır.
Öte yandan aynı Kanun’un 94. maddesinde kimlerin tevkifat yapacakları sayılmış olup maddenin 2 numaralı bendinin (b) alt bendinde de yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden tevkifat yapılacağı belirtilmiştir.
Diğer taraftan, yine aynı Kanun’un 121. maddesinde “Yıllık beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan bu kanuna göre kesilmiş bulunan vergiler, beyanname üzerinden hesaplanan Gelir Vergisine mahsup edilir.
Mahsubu yapılan miktar Gelir Vergisinden fazla olduğu takdirde aradaki fark vergi dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine red ve iade olunur” hükmü yer almaktadır.
Konuya açıklık getiren 06.04.2004 tarih ve 25425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 252 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde;
1.3. Diğer Vergi Borçlarına Mahsup veya Nakden İade
1.3.1.Mahsup Yoluyla İade
Tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyannamedeki mahsuplar sonunda kalan kısmının diğer vergi borçlarına mahsup talebi tutarına bakılmaksızın, inceleme raporu ve teminat aranılmadan yerine getirilir.
Bunun için mahsup talebinin dilekçe ile yapılması ve yıl içinde yapılan tevkifatlara ilişkin tablonun dilekçe ekinde yer alması gerekmektedir. Söz konusu tablonun daha önce yıllık beyanname ekinde yer almış olması halinde, mahsup dilekçesi yeterli olacaktır. Mahsup dilekçesi ve ilgili tablonun ibraz edilmiş olması kaydıyla, mükelleflerin vergi borçlarına ilişkin mahsup talepleri yıllık beyannamenin verildiği tarih esas alınarak yerine getirilir.
Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin kanuni süresinde verilmemesi ya da sair nedenlerle ikmalen veya re’sen yapılan tarhiyatlar üzerine tahakkuk eden vergiler ile ilgili olarak daha önce tevkif yoluyla kesilen vergiler öncelikle tarhiyat aşamasında vergi dairesince dikkate alınarak yerine getirilir. Bu mahsuplar sonunda kalan kısım talep edilmesi halinde diğer vergi borçlarına mahsup edilir. Bu durumda mahsup talepleri dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarihten itibaren hüküm ifade eder. Bu tarihten itibaren mükelleflerin mahsubunu talep ettikleri vergi borçları için gecikme zammı uygulanmaz.
Mükellefler dilerlerse ortağı bulundukları adi ortaklık veya kollektif şirketlerin müteselsilen sorumlu oldukları vergi borçlarına da mahsuben iade talebinde bulunabilirler. Bu taleplerin yerine getirilebilmesi için, iade alacaklısı mükellefin muaccel hale gelmiş vergi borcunun bulunmaması ve mahsup dilekçesinde adi ortaklık veya kollektif şirketin hangi dönem borçları için mahsup talep edildiğinin belirtilmesi gerekir. Mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınır.
…. açıklamaları yer almaktadır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre serbest meslek faaliyetinizden dolayı yıllık beyanname ile beyan edilen kazancınız üzerinden hesaplanan gelir vergilerinden mahsup edilip mahsuplar sonunda arta kalan tevkif yoluyla kesilen vergilerin hissedarı olduğunuz limited şirketin borçlarına mahsup edilmesi mümkün olmayıp, sadece şahsınızın veya kollektif ve adi ortaklıklardaki müteselsilen sorumlu olduğunuz vergi borçlarınıza mahsubu mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
|