T.C

MALİYE BAKANLIĞI

İstanbul Defterdarlığı

Usul Gelir Müdürlüğü

 

SAYI    : B.07.4.DEF.0.34.20./VUK-10247   
KONU   :
Ortaklarından biri vefat eden Limited

                Şirketin mükellefiyetinin terkini hk.

 26.07.2004-7726

 

  

……………………………….

 

İLGİ : ……………….tarihli dilekçeniz. 

            Dilekçeniz üzerine ………………………..Vergi Dairesi Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar neticesinde; ……………………………………’nin gayri faal olarak faaliyetine devam ettiği, verilmesi gereken tüm beyannamelerin vergi dairesine verildiği, vergi dairesince yapılması gereken herhangi bir tarhiyat veya raporun bulunmadığı, ayrıca vefat eden şirket müdürünün mirasçılarının şahıs olarak ticari kaydının bulunmadığı mükellefiyet ile ilgili hususları varislerin üstlendiği  söz konusu şirketin ise ……………………tarihi itibariyle tasfiyeye girdiği, tasfiye memurunun da  ………………………olduğu belirtilmiştir. 

            Bilindiği üzere; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10’ncu maddesinde, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. 

            Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır.” hükmü yer almıştır. 

            Aynı Kanunun 164’ncü maddesinde, “ölüm işi bırakma hükmündedir. Ölüm mükellefin mirası reddetmemiş mirasçıları tarafından vergi dairesine bildirilir. Mirasçılardan herhangi birinin ölümü bildirmesi diğer mirasçıları bu ödevden kurtarır, denilmiştir. 

            Ancak, şirket ortaklarından birinin ölümü halinde Türk Ticaret Kanununun Anonim Şirketler hakkındaki 369/2 ve 455’nci maddeleri hükümleri ve limited şirketler hakkındaki 539/4 ve 533’ncü maddeleri hükümleri gereğince, şirketlerin yetkili organlarınca kar dağıtımına karar vermedikçe, ortaklar tarafından muris ve dolayısıyla varisler tarafından elde edilmiş bir kazançtan söz edilemez. Ayrıca, anonim ve limited şirket ortaklarından birinin ölümü anonim ve limited şirket yönünden işi bırakma olarak kabul edilmemektedir. Çünkü bu şirketlerin, ortaklarından ayrı tüzel kişiliği bulunmaktadır. 

            Diğer taraftan; Türk Ticaret Kanununun ortaklar sayısı başlıklı 504’ncü maddesinde, limited şirketlerde “ortakların sayısı ikiden az ve elliden çok olamaz. Ortakların sayısı sonradan bire iner veya şirketin zaruri organlarından biri mevcut olmazsa münasip bir müdet içinde bu eksiklikler tamamlanmadığı takdirde ortaklardan birinin veya şirket alacaklısının talebi üzerine mahkeme şirketin feshine karar verir. Mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine gerekli ihtiyati tedbirler alabilir.” denilmiştir.

            Bu nedenle şirket ortağının ölümünden sonra söz konusu varislerin, şirketin devam etmemesi yönünde karar almış olması durumunda, Mahkeme tarafından şirketin feshine karar verilip kapanışın Ticaret Siciline tescil ve Türk Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği tarihe kadar tasfiye memuru tarafından mükellefiyetle ilgili hükümlerin yerine getirileceği tabiidir. 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.